Safranbolu Gezi Rehberi (Fotoğraflı)...

Safranbolu’da sabah; Sabahın ilk ışıklarıyla kendinizi Safranbolu çarşısına atın. Dükkan’lar yeni yeni açılmaya başlarken Arastanın meydanındaki kafeye oturun bir kahve söyleyin ama yanında muhakkak karadut olsun. Karşınızda kafeye özgü bir not gözünüze çarparsa sadece okumakla kalmayın muhakkak not alın “Üçüncü sınıf bir yerde yaşayanlar yere çöp atar, kimse durup o çöpü almaz. İkinci sınıf bir yerde yaşayanlar yere çöp atar o çöpü toplayanlarda vardır. Birinci sınıf yerde ise kimse yere çöp atmaz yine de yerde çöp gören onu alır.”

Tabi bu sözden sonra etrafınıza dikkatlice bakın nasıl bir yerde olduğunuzu anlamak için...

Kahvenizi de içtiyseniz artık Safranbolu'yu gezebilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

Eski Hükümet Konağı: 1904 yılında Kastamonu Valisi Enis Paşa tarafından yaptırılan, iki katlı görkemli bir taş yapıdır. 1976 yılında yanana bina, Kültür ve Turizm Bakanlığınca restorasyonu yaptırılarak “Kent Tarih Müzesi” olarak hizmete açılmıştır.

Saat Kulesi: Padişah III. Selim’in Safranbolu’lu Sadrazamı İzzet Mehmet Paşa tarafından 1797 yılında yaptırılmıştır. Saat kulesi kare planlı olup, saati zembereksizdir. Restore edilen yapı, cuma, cumartesi, pazar günleri gezilebilir. Eski Hükümet Konağı'na çok yakındır.

Cinci Hanı: Safranbolu eşrafından Cinci Hoca olarak bilinen Karabaşzade Hüseyin Efendi tarafından 1645 yılında yaptırılmıştır. O dönemde İpekyolu güzergahında bulunmaktadır. Tamamen insan gücüne dayalı yapılan Han, Osmanlı mimarisinin en gelişmiş örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Hanın demir kaplama orjinal kapısı halen korunmaktadır. Restore edilen han şu an otel olarak işletilmektedir.

İncekaya Su Kemeri: Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından İncekaya Köyü’nde yaptırılan su kemeri, ilçe merkezine 7,5 km uzaklıktadır. Su kaynağından ilçeye su getirilmesine yarayan kemer 110–220 cm genişliğinde, 116 metre uzunluğunda, 6 kemerli görkemli bir yapıdır. Altındaki Tokatlı Deresi de kanyon gezisi için ideal bir parkurdur. Restore edilen İncekaya Su Kemeri’nin alt tarafına çeşitli etkinlikler için sahne ve oturma yerleri yapılmıştır.

Değirmenbaşı Su Değirmeni: Bağlar Değirmenbaşı semtinde bulunan değirmen restore edilmiş olup hem eski hem de yeni işlevi ile hoş bir geçmiş zaman tanığıdır.

Güneş Saati: 19.yy ortalarında yapıldığı sanılan basit tip yatay güneş saatleri sınıfına giren bu saat, sabah 06:40, akşam 17:20 arasındaki zamanı metal plakanın gölgesine göre gösteriyor.

Demirciler Çarşısı: İzzet Mehmet Paşa Camisi altından geçen Akçasu deresinin iki yakasına kurulan çarşı sıcak ve soğuk demircilik el sanatlarının üretildiği yaşayan tek Lonca çarşısıdır. Bakırcı ve kalaycı esnaf da bu çarşı içersinde çalışmaktadır. Çarşı gezinizde hatıralık demirlerden amayıihmal etmeyin.

Kazdağlıoğlu Camisi: Tarihi çarşının girişinde, çok köşeli ve kiremit örtülü kubbesi ile dikkat çeken caminin yapım tarihi 1779'dur. Çevresindeki meydana ismini vermiştir.

Yörük Köyü: Safranbolu’ya 11 km uzaklıktaki bu “Müze Köy”e Safranbolu-Araç karayolu üzerinden gidilmektedir. Kültür Bakanlığı tarafından 1997 yılında gerçek bir Türk-Türkmen Köyü oluşu ve tarihi yapılarının görkemi nedeniyle koruma altına alınmıştır. Safranbolu’nun küçük bir maketi gibi olan ve 93 eserin tescilli olduğu köyün camileri, çamaşırhanesi ve gezilen konakları Safranbolu turizmine önemli bir hareket ve çeşitlilik getirmektedir.

Uluyayla ve Sarıçiçek Yaylaları: İlçenin turizmini çeşitlendiren doğal güzelliklerinden olan Uluyayla ilçe merkezine 50 km, Sarıçiçek yaylası 8 km uzaklıkta bulunmaktadır. Öte yandan Kirkille Çamlığı, Gürleyik Orman İçi Dinlenme Alanı ilçenin önemli piknik yerlerindendir.

Tokatlı, Düzce, Sırçalı ve Sakaralan Kanyonları: Safranbolu’ya 13 km uzaklıktaki Düzce Köyü’nün biri girişinde, diğeri Kozcağız Mahallesi’ndeki kanyonlar foto safari ve yaban hayatı koruma alanı olarak düzenlen, bakir bir turizm seçeneğidir.

Kaçak (Lütfiye) Camisi: Çarşının Akçasu Mahallesi Kaçak semtinde. Akçasu Deresi üzerinde kemerler kurularak yapılmış bir yapı Caminin yapım yılı 1880'dir.

Mağaralar: Mencilis (Bulak) mağarası ile Hızar Mağarası Dünya Mağaracılık literatürüne girmiş ve yabancı mağara uzmanlarının sıklıkla ziyaret ettikleri jeolojik oluşumlardır.

Bulak(Mencilis) Mağarası: Bulak (Mencilis) Mağarası, Karabük’e bağlı Bulak Köyü’nün Safranbolu ile sınır teşkil ettiği mağara tabir edilen yerindedir. İlçe merkezine (Çarşı’dan 8,5), Bağlar Değirmenbaşı’ndan 5 km uzaklıkta. Mağaranın iki girişi bulunmakta İlk giriş, su çıkışının olduğu bir ağızdan yapılmaktadır. Ancak 30 m sonra bu çıkış bir sifonla sonlanmaktadır. İkinci giriş ise aktif çıkış ağzının arkasında yer alan tepenin solunda fosil bir ağızdan yapılmaktadır. Mencilis Mağarası’nın toplam uzunluğu 2.725 m. Mağarada 3, 5, 11 ve 15 m’lik dört iniş yer almaktadır.

Hızar Mağarası: İlçenin Danaköy hudutları içersinde. Bağlar Değirmenbaşı semtine uzaklığı 5 km Mağara yatay gelişmiş ve fosillerde oluşmaktadır. Büyük bir ağızdan girilen mağara bir ana galeri ve iki yan pasajdan oluşmaktadır. Bu mağaraların dışında Uluyayla’da henüz yeterince keşfedilmemiş büyük bir mağara girişi ile ormanın iç kesimlerinde derin çukurluk biçiminde ilginç jeolojik oluşumlar mevcuttur.

Ağzıkara Mağarası: Harmancık Köyünde bulunan Ağzı Kara Mağarasında sarkıt, dikit ve diğer jeolojik oluşumlar bakımından farklı bir güzellik ve zenginlik içermekte olup henüz turizme açılmamıştır.

Eski Tabakhane: Çarşının alt ucunda Akçasu ve Gümüş deresinin birleştiği alandaki eski tabakhane bugün sadece ismiyle mevcuttur. Tabakhane mescidi ile yıkık durumdaki tabakhane binası, korunmuş bir iki atölye tabakhanenin son tanıklarındandır.

Ulu Cami (Ayestefenos Kilisesi): Rumlardan kalan ve 1872 yılında yapılmış eski kilise, çevresindeki Skalion binası (Rum Mektebi) (1863) ile Papazın Konağı ilginç bir külliye oluşturmaktadır.

NE YAPILIR?
Safranbolu’yu doyasıya gezmek istiyorsanız kaldığınız otelin resepsiyon görevlileri veya ev pansiyonların sahiplerisize bu konuda yardımcı olacaklardır.

Çarşı ve Bağlar, tarihi Safranbolu’nun görmeye değer iki ayrı bölgesi. Geziye Çarşı’dan başlamalı. Önce Çarşı’nın kurulu olduğu vadiyi tepeden gören Hıdırlık Tepesi’ne çıkmalı. Bir park alanı olarak düzenlenmiş Hıdırlık Tepesi’nde kentin panaromik manzarası görülebiliyor. Aşağıda Cinci Hanı ve Hamamı, karşıda Kale, saat kulesi, tabakhane, eski evler, konaklar, hanrlar ve hamamlar bir bütün olarak önünüze seriliyor. Benzer bir manzarayı, Kale’den ve Hasan Dede Kayası ile Şahbalı sırtlarından da seyredebilir ve görüntüleyebilirsiniz.

Şimdi Çarşı’ya inebilirsiniz. Cinci Hanı ve Kaymakamlar Evi mutlaka ziyaret edilmesi gereken iki önemli eserdir. Kaymakamlar Evi, bir müze ev olarak düzenlenmiştir ve tarihi Safranbolu evlerinin tipik özelliklerini en iyi şekilde yansıtmaktadır.

Gezmenizde yarar olan yerler arasında Manifaturacılar sokak, Kültür Bakanlığı tarafından restore edilen evlerin bulunduğu Arastaarkası ve Hükümet Sokaklar, Bakırcılar çarşısı, Demirciler Çarşısı, ve en önemlisi Yemeniciler Arastası (halk arasında Arasta diye anılıyor) bulunuyor. Arasta’da mola verip hem küçük hediyelikler alabilir, hem de bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Civardaki Yörük Köyü, Eflani ve Ovacık'ı ziyaret etmeye değer.

İncekaya su kemeri ve Bulak Mencilis Mağarasını mutlaka görmelisiniz.

SAFRANBOLU , TARİHİN DONDURDUĞU YER!
Anadolu'nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuş Kent ve çevresinde tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamış.

Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından "Dünya Miras Listesi"ne dâhil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiş.

Safranbolu; Adını bu bölgede yetişen "safran" bitkisinden alıyor ama tarihi evleri ve konakları çoktan safranı geride bırakmış bile.

Evlerin yoğun olarak bulunduğu çarşı bölgesinde, han, hamam, çeşitli meslek kuruluşlarına ait çarşılar, köprü ve çeşmelerin bulunduğu kale, saat kulesi ve gezginleri ağırlayan tarihi dokunun yanı sıra, yayla, mağara, kanyonlar ve Safranbolu'ya komşu Yörük köyü, Yenice, Eftani, Ovacık, Eskipazar gibi yerleşim bölgeleri de görülmeye değer güzellikler sergiliyor.

Sürekli yapılan restorasyon ve düzenlemelerle makyajlanan tarihi kent. Ziyaretçilerini tiyatro dekoru veya dev bir maket gibi karşılıyor. Karabük içinden geçip Safranbolu'ya yöneldiğiniz zaman tepede karşılaştığınız yerleşim alanında günümüz mimarisinin yanı sıra tipik Safranbolu evlerine de rastlıyorsunuz ama bozulmadan içine yeni yapı karışmadan kalabilmiş gerçek Safranbolu biraz daha aşağıda yer alıyor.

Tarihi kenti tepeden görüp kalbine doğru yaklaşırken, eski fakat bakımlı görüntüsü ile karşılaşıyorsunuz. Asfalt yol kentin yanından merkeze yakın geçerek uzanırken, mimari doku kendine has özellikler taşıyan tipik evleriyle açık hava müzesi içinde olduğunuzu müjdeliyor. Nereye gideceğinizi, neleri görebileceğinizi, nerelerden geçeceğinizi kısacası kentin genelini uzaktan incelemek istiyorsanız iki yakada iki önemli tepe size gözlerinize sığmayacak bir panorama sunuyor.

SAFRANBOLU'YA NASIL GİDİLİR?
Arabayla gidecekseniz, İstanbul-Ankara karayolunun Gerede sapağından sapın ve Karabük yönüne devam edin. 82 km. sonra Karabük'e, 8 km. sonra da Safranbolu'ya geleceksiniz. Safranbolu İstanbul’a 390, Ankara’ya 230, Karabük’e 8, Bartın'a 74, Kastamonu'ya ise 104 km. uzaklıktadır. Otobüsle gidecekseniz Ankara-Karabük ve İstanbul-Karabük seferleri oldukça sık. Karabük’ten Safranbolu’ya da minibüs bulmak hiç zor değil.














GERİ


Yorumlar(0) | Okunma : 1702  )
[ Ekleyen  (Karadeniz Gezi , Nereden Nereye) | 27.10.2009 ]
  Yeni Sayfa 1

  :::::::::::: Yorum_yaz :::::::::::

! !!!!! bu haber hakkında henuz yorum yok !!!!!! !