Hasan Bağlar

Artvin (Ortaköy)Berta'yı görmek..

Selamünaleyküm merhabalar dostlar..
Uzun süredir gene sizlerden uzak kaldık, fakat dolu dolu bir yazıyla bu eksiği kapatacağım kanısındayım. Sizlere, geçtiğimiz Ramazan bayramında Karadenizde yaptığım seyahati ve özellikle bizim Ana yurdumuz Artvin- (Ortaköy) Berta‘yı anlatacağım..
Geçtiğimiz Ramazan bayramı öncesinde plan yapmıştım, 10 günlük bayram tatilinde Karadenize Ana yurdumuz Artvin Berta’ya gitmeye karar vermiştim. Ama nasıl olacaktı..?
1996 Yılında ilk kez Karadenize gittiğimde o muhteşem doğayı, büyüleyici yerleri güzellikleri görmüştüm.. Karadenize gitmişken tabiî ki memleketim Artvin –Berta’ya gitmeden olmazdı, bizde öyle yaptık, önce hanımın memleketi Giresun-Göreleye-İsmailbeyliye gittik, ordanda çeşitli yerleri gezerek Artvin’e Betra’ya gitmeye karar vermiştik. Fakat doğal ve tarihi güzellikleri gezerken fazla zaman harcadığımızdan Artvin’e akşam üstü ancak varabilmiş, dolayısıyla Berta-Ortaköy giriş yoluna akşam olurken gelebilmiştik.
İlk kez geldiğimiz rehberimiz ve bize yardımcı olacak kimsede olmadığından yolları dar derin uçurumları olan, karanlık ve yol iz bilmeden gidemeyeceğimizi anlamış ve 2 km. kadar içeri girdikten sonra geri dönmek zorunda kalmıştık. Bizim Artvin Berta’yı görme hayalimizde o tarihte suya düşmüş geri dönmüştük.
Bu kez gittiğimizde işi şansa bırakmadım, Ana yurdumuz Berta’yı mutlaka görmek ve gezmek istiyordum. Bayramdan önce önce değerli bir Bertalı dostumu aradım, Berta’ya geleceğimi bize oraları gezdirmesini rica ettim, sağolsun bizi kırmadı ve bir günlükte olsa Berta’yı görmek ve gezmek nasip oldu.
Önce Karadeniz’e gitmişken hanımın memleketine uğramadan tabiî ki olmuyor.İstanbul’dan yola çıkarken (Oğuzhan KILIÇARSLAN)ıda yanıma ikinci şoför olarak aldım, 5 kişi olarak yola çıktık.
Tabiî ki önce Giresun Göreleye geldik, İsmailbeyliye gelipte YARALI ve ESELİ mahallesine uğramadan olmaz.. Bir kaç gün Giresun-Görelede-İsmailbeylide kaldık, Göreleye gelipte dondurmasının sonbahar olmasına rağmen tadına bakmadan olmaz. İsmailbeylinin harika doğası insanı dinlediriyor, muhateşem manzarası ise görülmeye değer. İnanın sabahleyin saat 05- te uyanıyorsunuz vede hiç yorgunluk hissetmiyorsunuz, gürültü zaten yok ruhunuzu dinlediriyorsunuz, her tarafta yeşilin her tonunu görmeniz mümkün, kısaca 5-6 gün bize yetmedi ama onada şükür…
Karadenizin muhteşem güzelliklerini yeşilin her türlüsünün olduğu cennet yerleri gezmek görmek gerçekten muhteşem bir duygu.
Birkaç gün Görele ismailbeylide dinlendikten sonra, Artvin’e Berta’ya gitmek için ben Oğuzhan KILIÇARSLAN, Süleyman KILIÇARSLAN ve Mustafa KILIÇARSLAN’la 4 kişi olarak sabah erkenden yola çıktık, şunuda anlatmadan geçemeyeceğim. Karadeniz oto yolunu yapanlar emeği geçen herkese teşekkür etmek lazım, muhteşem bir otoyol olmuş, araç kullananlar yolun nasıl olduğunu bilirler, ben TEM otobanında bile böyle kaliteli yol görmedim.
Karadeniz oto yolunu tasarlayan mühendisler o kadar ince detaylara imza atmışlarki, yollara o kadar güzel eğimler-yumuşaklıklar-sertlikler vermişlerki, nerede neyin nasıl kullanılacağını Viyadük, Tünel, Viraj gibi zor karar verilecek nüaslara başarıyla imza atmışlar. İnanılmaz kaliteli bir yol olmuş. Aracınızla 120-130 km. hızla viraja dahi girseniz size hissettirmeyecek kadar kalitede bir yol olmuş,harika bir oto yol emeği geçen herkese teşekkürler.
Artvin’e doğru yol alırken Karadeniz’deki değişimleri rahatlıkla görebiliyorsunuz, değişen gelişen kentlerin inaılmaz güzelliği doğayla birleşince, görülmeye değer görüntülerle karşılaşıyorsunuz.
Ben Karadenize giderken Tünellerin sayısını unuttum, hele Artvin’e giderken onlarca Tünelden geçiyorsunuz. Bu kadar yatırımı yapmak hiçte kolay bir iş olmasa gerek.
Hopa’dan Artvin istikametine yöneldiğinizde karşınıza Çoruh nehrinin o muhteşem gürültüsü görkemi çıkıyor, ve o deli gibi akan Çoruh nehrine vurulmaya başlayan gemleri ( Barajları) görmeye başlıyorsunuz, tam 9 tane Barajın Çoruh nehrine kurulacağını öğreniyoruz.
Dünyanın uzunluk bakımınından üçüncü barajı olduğu söylenen Borçka Barajı zaten yapılmış, Deriner barajıda yapılıyor vede ötekileri geliyor sırayla, Doğu Karadeniz’de süper ve dev yatırımlar devam ediyor…
Düşünebiliyormusunuz..??!! buralarda yapılacak Barajlarla Türkiye’nin su sorunu ve elektirik problemi çözülebilir beklide.. İnanılmaz bir su kaynağı ve potansiyeli var Karadenizde..
Artvin’e yaklaşırken söylediğim gibi onlarca Tünellerden geçmeye başladık.. Ben 1996 yılında gittiğimde bu yatırımlar yoktu.. Artvin il merkezine gelince değişimi hemen fark ediyorsunuz, zaten Artvin görüntü olarak gizemli bir vilayetimiz, anlatmakla olmuyor gidip görmek gerek, yüksek dağlarla çevrili değişik bir yer yaşamın zor olduğu bir ilimiz..
Artvin il merkezinden yaklaşık 40 km kadar uzakta Berta-Ortaköy.. yolda giderken gene o yapılar yatırımlar gözümüzün önünde.. Dağların zirvesine çıkan Barajlar için yapılmış yollar çalışmalar sürekli devam ediyor... Artvin-Erzurum yolunu tasarlayan mühendisler gene inanılmazlara imza atıyorlar, beklide dünyanın dağlar delinerek yapılan en uzun oto yolu olacak Artvin-Erzurum yolu, o yapılan çalışmaları dağların nasıl delindiğini görmek lazım anlatmakla olmuyor..
Berta-Ortaköy yolu girişine geldiğimizde yoldan içeri 8 km. kadar uzaklıkta Berta- Ortaköy nahiyesi, o yollardan gitmek bile insana heyacan veriyor, bir bakıyorsunuz bir arabanın zor geçebileceği kadar dar ve engebeli, aşağıda nerdeyse 1000-1500 metre vadi uçurum heyacan verici bir yolculuk, insan aşağıya bakmaya korkuyor..Bu yollardan iki kamyonun yan yana geçtiğini hayretler içinde öğreniyoruz..
Nihayet Berta nahiye merkezine geldik, tabiî ki buralarda yaşam hiçte kolay değil, fakat insanları o kadar sıcakkanlı ve misafirperverki size hiç yabancılık hiseetirmiyorlar..
Kısa bir dinlenmenin ve yemeğin ardından rehberimiz arkadaşımız (İsmail DALKILIÇ) beyle yaylaları görmeye 3500 metreye çıkmaya karar veriyoruz.. Önce Duganala yaylasına çıkıyoruz, doğanın cömert ve muhteşem güzelliği burada harika bir görüntü sergiliyor, Duganala dağları ve yaylası görülmeye değer buralarda köylülerin mezralarda olduğunu görüyoruz..Bertada yaşam senenin üç bölümüne yayılıyormuş, Kışın yaşam Berta nahiye merkezinde , Baharda mezrada ürün ekim ve ürün toplama yapılıyor, Yazın ize sıcak zamanlarda yaylalara çıkılıyor, herkesin her bölümde evleri ver, Berta nahiye merkezinde, mezralarda, ve yaylalarda..
Yaylalara çıkarken yükseklerden Berta vadisinin o büyüleyici güzelliği daha bir güzel gözüküyor, insanların yüksek yerlere ev yapmalarına ise akıl sır ermiyor, buralara değil ev yapmak seyretmek bile insanı ürpertiyor , biz diyelim 1000 metre siz deyin 1500 metre yüksekte evler köyler görüyorsunuz, öyle birkaç ev değil nerden baksanız 100 tane ev bir arada…
Aracımızla dahada yüksekteki yaylaya çıkmaya devam ediyoruz.. yükseklere bakınca dağlardaki karların güzel görüntüleri insanın içini serinletiyor, birde dikkatimizi çeken Berta’da heryerden su fışkırması, bizim görebildiğimiz yerlerden belkide 30-40 tane çeşme gördük hemde hepsininda suyu boşa akıyor, suyun nefis tadı var sürekli akıyor zaten dağların zirvesinden suların fışkırdığınıda görüyorsunuz..
Uzun bir yolculuktan sonra yavaş yavaş zirveye yaklaşıyorsunuz, yaklaşık 3000-3500 metre arası bir yükseklik karşınızda her tarafta karlar var, sular buz gibi, işte oradan yükseklerden doğayı aşağıları seyretmek bir başka oluyor, tabiki onlarca fotoğraf çektik..

Berta’lı dostlardan kışın Berta’da kar kalınlığının 2 metre civarına kadar çıktığını öğreniyoruz, zaten sürekli gürül gürül akan Berta deresi buna işaret ediyor..Böyle bir yerde yaşamın bu kadar zor olmasına rağmen insanlar buralardan bir yere gitmek gibi düşünceleri ise yok, aksine Berta kalabalık topluluktan ibaret bir nahiye…
Yayladan Berta’ya merkeze geri dönmekte bir başka güzel duygu, Ana yurdumuzu seyretmek görmek gezmek bir günlüğünede olsa gerçekten çok değişik duygular pekiştirdi..
Berta’ya veda ederken oranın gizemli doğası yüksek dağlarla çevrili Berta vadisi, herkesin gelip görmesi gereken bir doğa harikası..
Bertalı dostlara veda edip merkez nahiyeden ayrılıp tekrar dönüş için yola çıktık, ama tabiî ki bir günlük gezi bizi tatmin etmedi, fazlada zamanımız olmadığınden tekrar bir gün gelip görmek umuduyla ordan ayrıldık..
Bence Artvin Berta’yı gören insanlar bizim İstanbuldaki köylerimizde hatta Giresun-Görele-İsmailbeylideki Karadenizdeki köylerde bile yaşamın ne kadar rahat olduğunu göreceklerdir..Ben İsmailbeylideki insanların bazen şikayetlerini duydum, yolumuz yok falan filen diye, siz birde Berta’daki yolları görün herhalde halinize şükredersiniz.. İnsanların nasıl zor ve inanılmaz şartlarda yaşadıklarına tanık olacaklardır..
Sadece Artvin veya Berta değil, Karadenize gitmeyen görmeyen insanların çok şey görmediği-kaybettiği kanısındayım, tatilin sadece Güney illerinden ibaret olmadığı Karadenizdeki muhteşem doğayı-tarihi ve güzellikleri her Türk insanın görmesi gerektiğini düşünüyorum.
Mutlaka bir tatil döneminizi Karadenizi görmeye ayırın, inanın hiç pişman olmayacaksınız, bizden sölemesi..!!
Sağlık mutluluk dolu güzel günler temennisiyle hoşça kalın..
Hasan BAĞLAR hasanbaglar@gmail.com

Bu Yazı 1543 defa okunmuştur..



---------------------- Yorumlar ----------------------

sayın Artvin asıllı hemşehrim Hasan Bağlar bey çok güzel şekilde Artvin i anlatmışsınız ben ARTVİN İLİ YUSUFELİ İLÇESİ KINALIÇAM-HAYDAR KÖYÜNDENİM KÖYÜM ERZURUM İL SINIRINDA KURULUDUR TABİKİ ARTVİN E BAĞLIDIR , ARTVİN İ İYİ TANIMIŞSINIZ GERÇEKTENDE TÜRKİYE NİN EN DAĞLIK İLİ ARTVİN DİR ARTVİN DE DÜZYER BULMAK OLDUKÇA ZORDUR 3000 Yİ AŞAN DAĞLARI MEVCUTTUR ARTVİN İLİ İÇİN ''GÖĞE KOMŞU TOPRAKLAR'' DERLER DOĞRUDUR ARTVİN İN YAMAÇ VE UÇURUMLARINDA GEZMEK BİLE SANATTIR ARTVİNLİLER TABİKİ ZOR ŞARTLARDA YAŞAMAKTADIR ÇÜNKÜ DOĞA ARTVİNDE ÇOK SERTTİR TABİKİ ANLATMAKLA OLMUYOR HERKES ARTVİN GÖRMELİ....www.artvinkafkas.com''Artvin den yükselen Kıpçak Türk ünün Avazı''

dursun      [istanbul - 15.11.2009]

Yorum eklemek için aşağıdaki formu doldurun..

Adınız  :

Şehir  :

Yorumunuz  :